Kayıtlı değilsiniz. Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.
Giris
Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız.
Tarih: 24-25 Temmuz 2010
Yer: Yuvacık Barajı, Karaaslan Pansiyon
Konaklama: Pansiyon veya Çadır (tercihe göre)
Organizasyon katkı payı : 75 TL (Etkinlik sırasında oluşacak hiç bir detayı içermez, sadece rota hazırlık ve ön çalışmalar için yapılan masraflara istinaden alınan cüzi bir rakamdır)
Program:
23 Temmuz 2010 Cuma
22:00 Toplanma ve bilgilendirme toplantısı (Katılım zorunludur)
22:30 Rota tanıtımı, kurallar ve işleyişin anlatımı, takımların oluşması, GPS'lerin yüklenmesi, tehlikeli geçişler, bölge haritasının değerlendirilmesi, acil durum planları vs.
24 Temmuz 2010 Cumartesi
6:00 Kalk
7:15 Start
18:00 Kampa dönüş
25 Temmuz 2010 Pazar
6:00 Kalk
7:15 Start
15:00 Kampa dönüş
Kayıt: May 27, 2008 Mesajlar: 198 Nerden: İstanbul
Tarih: Pzr Tem 25, 2010 10:24 pm Mesaj konusu:
Eve şimdi geldim. Yüzümü yıkarken sabah için traş bile oldum. Tshirt'ümü değiştirdim. Eşyaları içerideki ufak odaya attım. Kirlileri yarın açacağım.
Yorgunum. Zira arazide motosiklet kullanma tarzım iyi değil. Yorlularak kullanıyorum. Yeterince teknik bir kullanımım olmadığını biliyorum.
Dragones öncesinde buna gidecekler için antrenman olsun diye Tobacco Murat ve ben ilk gün tek sürüş yaptık. Bunu sınamak için sms ile haberleştiğimiz ve her rota bitiminde durumumuzu bildirdiğimiz süpürücü ekibin varlığı bu sürüş biçimine güven verdi. İlk gün tek başıma 260 km kadar yol yaptım. Son 40 km istediğim halde bitirmedim. Bu günün dönüşünü ayağında bir problem olduğu için normal sürüş yapmayan ve süpürücü ekibi oluşturan Ruzgaresmez ve Gokhan Erciyesle kampa dönerek tamamladık.
Sabah ilk Tobacco çıktı. Saat 7'de teker dönmüşdü. İki dakika kadar sonra da ben ilk rotayı aldım. Isınma süreci diğer sürüşlerimden daha çabuk oldu. İlerilerde Tobaccoyu yakalayabileceğimi düşünerek gazlamaya başladım. Bu bölgeye bir defa rotaları kontrol etmek için tek başıma gelmişdim. Aynı bölgede katıldığım RA'lardan farklı olarak o gidişimde navigasyon yeteneğimi ve araziyi oldukça iyi öğrenmişdim. Bu RA'da bu öğreti bri miktar kopya çekmek gibi oldu. Tobaccoyu bir türlü yakalayamayıp önümde iz de göremeyince yanlış girdiği bir sapakda kendisini geçmiş olduğumu anladım. Ardından uzun bir müddet güzel tempo tuttum. Saat 11 gibi aşağılara benzinliğe doğru inmiş rotaların epey bir kısmını yapmışdım. Rotaları yarılayana kadar yarım saat kadar toplam duruş sürem vardı ve ortalama süratim 34 km civarındaydı. Hedefim günün rotalarının tamamını bitirmekti. Bu arada ilk benzinliğe kadar iki defa motoru yana devirdim, ya da koydum. Konsantrasyonum yerindeyken ve hiç yorgun değilken bunların neden olduğunu aklıma düştü, takılmadım. Özellikle düzlüklerde kendimce iyi tempo tuttum. Bu RA'da beslenmeme dikkat ettim. Sabah yol açıkmadan her sabah yaptığım gibi bir kahve içmişdim. Ardından da epey bi sıvı aldım. Camel back'deki iki litre suyun yetmeyeceği aşikardı. Su doldurmak için olmadık bir yerde durmak, camel back'ı sırtımdan çıkartmak içerisindeki sandvich'i, yiyecekleri, ilk yardım kit'ini çıkartıp su torbasını doldurmak benim için ayrıca bir iş olmamalıydı. Zira benim kafada sürüşe başladın mı, iyiysen gidebildiğin kadar gitmek gerek. Bu RA'da bunu kendimce iyi yönettim. Yorulmadan bir şeyler atışdırdım, yanıma aldığım protein bardan iki ısırık kopardım, sandvich'imi zamanında yedim. Tüm bunlarda uzun soluklu bu arazi sürüşümü başarılı çıkartmama ve konsantrasyonumun devamlılığına yardım etti. Sabah rotaları İnönü Yaylasının güney kısmındaydı. Ratalar yarılandıktan sonraysa yaylanın kuzey ya da kuzey doğu tarafına geçildi. Bu kısımdaki rotaların adı H1, H2 ve H3 idi. H2 yaylanın dibinden geçip ...neydi adı? .. Serindere kanyonuna gidiyordum. Burayı geçen sene bir kere yapmışdık. Başı taşlık devamı jungle yeşillik bir parkur. İlk yaptığımda olduğu gibi buradan çok keyif aldım. Geçtiğimiz haftalardaki yoğun yağışların etkisiyle ormanın ve doğanın ar damarı çatlamış, azmışdı. Motordan uzun yeşilliklerin içerisinden elimdeki dataya olan güvencim ve önceki tecrübelerimle tempolu geçtim. Epeydir yaylanın bu tarafında yol yapamamıştım. Yolum üzerinde üzerinde bir şelalenin de olduğu bölgenin en keyifli parkurlarından birisinin olduğunu biliyordum. H2 rotasını bitirip benzine doğru giden yola koyuldum. Bu ralli alştırmasında Ruzgaresmez iki benzinlik koymuşdu rotaralı oluşdururken. İlk benzinliğe gitmek için aşağılara indiğimde E rotası aktiveydi. Sonunda benzinlik vardı. Burayı sonuna kadar almayarak bir sonraki rota olan F ile kesiştiği yerden devam etmişdim. Yani asfalttan ilk benzinliğe kadar gitmemiş ve benzim almamışdım. İkincisi içinde yanısını uygulayabilirdim. Adv'nin sabah dolu olan deposu buna fazlasıyla yeterdi. Ancak daha ertesi gün vardı ve ilk günün sonunda kalınan yere döndükden sonra aşağı inip Yuvacığa 15 km kadar benzim almam gerekirdi. Hem bunu yapmak istemediğimden hamde eldeki rotayı yapayım diye düşünerek ikinci benzinliğe kadar gittim. Doğal olarak benzinliğe giden yol bir yerlerden sonra asfalta bağlanıyor. Yuvacıkdaki benzinliğe giden ve buradan dönen rotada asfatta tempolu ve keyifli bir sürüş yaptım. Ardından yeniden toprağa ve ara ara jungle a daldım. Son beş rotanın adı J1'den J5'e kadardı. İlk kısımda H1 rotasında sıkı zaman kaybım olmuş ha bire kaybolup durduğum, çıkış yerini bildiğim halde, bir loop çizen rotayı epey bir zaman kaybıyla tamamlamışdım. Zira benzinlikler v.s. gibi durumlar dışında önemli olan doğru rotayı takip etmekti. Bu kısımda ormanın içinde paletli, yolu düzelten bir iş makinasının ve işcilerin yanıdan üç defa geçtim. Burada zaman kaybetmiş olmak hiç hoşuma gitmediği gibi beni yorarak enerjimi aldı. Buna benzer bir durum benzin aldıktan sonra yoluna koyulduğum J1 rotasında da oldu. GPS'e bakıyorum, düz sık ormanın içerisinden geldiğin bir yol. Karşına bir T çıkıyor. Yani ya sağa gideceksin ya sola. Hemen on metre aşağısında da başka bir sapak. Bu kımda hiç olmayacağını düşündüğüm bir yer dışında her ayrımı ikişer defa denedim. Gittim geldim, bri daha bir daha baktım. O olmadığını düşündüğüm yerden daha önce yok burası bir yere çıkmaz diye Serkanla dönmüşlüğümüz vardı. Bu kısımda bir defasında dar parkurlarda çevirmekten yorulduğum Adv'den GPS'i çıkartıp elimde yürüyerek biri birine yakın olan patikalardan doğru olanı bulmak istedim. Motordan indiğimde GPS'le bunu yapamayacağım jetonu düşdü. Zira GPS soketten besleniyordu ve içinde pil yoktu. Demek istediğim o ki; artık bir yandan da epeyce yorulmuşdum. Dolayısıyla tıpış tıpış motoruma geri bindim. O çıkmadığını düşündüğüm yer dışında hiç bir yer kalmamışdı. Buraya çıkan yolda iki basamaklı kayalık kısmı geçtim ve patika üzerinde 2,5 metrelik yeşillikden başka hiç bir şey olmayan kelimenin tam manasıyla jungle'a ulan burası bir yere çıkmıyorsa bu motoru buradan gerisin geri çıkartmak için on rota enerjisi harcarım, yok bir şey de olursa nasıl olsa bu herifler gelip beni bulurlar diye düşünerek daldım. Şöyle bir yirmi metre kadar gittikten sonra etraf açıldı, GPS'e baktım ve Levente küfrettim. Sonra yoluma devam ettim. Buradan önce doğru yolu bulmak için epey zaman ve enerji harcamışdım. Arada ara dinlenceli sürdüm. J1 bitti. GPS'de J2 rotasını aktive ettim. Bu rota İnönü yaylasının üzerinden geçiyordu. O sırada orada yakınlarda olan Levent ve Gökanla karşılaşınca bir sigara bir dinlence derken gerisin geri beraber döndük. Bu sırada saat 6 civarı olmalıydı. Kamp yerine vardığımızda GPS 280 km yol yaptığımı gösteriyordu.
Yorgundum. Hemen soyunup dökünüp bir duş aldım. Şu kılık kıyafet işi ayrı hikaye. Kullandığım gögüs koruma beni feci daraltıyor ve yakıyor. Rahat olacak bir yenisini alacağım. Altıma giydiğim alpinestarın korumalı şortu alt kısımlarından bacaklarımı rahatsız ediyor ve yine iyi bir şeydir hesabı aldığım alpinestarın dizliklerinden hiç ama hiç memnun değilim. Kamp alanına dönüp tüm bunları üzerinden çıkartmaksa ayrı bir rahatlama.
Bu RA'da iki yeni katılımcı vardı. Volkan ve XT 660'ı ile gelen Ali. Ali ikinci gün de devam etti. Volkansa epey yorulmuştu. Umut'un motordaki sıkıntı oydu buydu derken Umut, Volkan ve Serkan ekibi Pazar çıkmakdansa bir güzel uyuyup kebap yapmayı tercih ettiler. Sabah yaptıkları uzuuun kahvaltıyı da bu gün biz döndüğümüzde ballandıra ballandıra anlattılar.
Kaldığımız yerin rakımı 700-800 metre kadar ama yorganla uyuyorsun. Hava bir temiz nem diye bir şey yok. Hani burada uyuyamıyorsun felan ya, İstanbul sıcak, nemli... Sabahları uyanırken yahu bir gün buraya uyumak için gelmeliyim diye bile düşündüm.
İlk günkü yoğun sürüşün ardından ikinci gün, gece hoş muhabbetin etkisiyle geç yatmanın sonucu olarak da epey zorlandım. 100 Km kadar yol yaptım. İnönü yaylasında buluştuk tüm ekipler. Pazarları aynı zamanda dönüş günü ve yolu olduğu için fazla uzun tutulmuyor ve bir zamandan sonra buluşup birlikte gezme durumu da oluyor. Bu ise ayrı bir keyif, eğlence. Birikte sür, oraya tırman, buradan in. Derken dönüş yoluna koyulduk. Ha bundan önce GoPro ile çekim yaptığımız bir çamur geçişinde Ruzgaresmez Levent'i ön tekeri hart diye çamura sokarakdan çekim yaptığı yerde bir güzel bulamaç ettim. Hani istesen bu kadar güzel olmaz...
Sonrası hep beraber kamp yerine dönüş.. Yolda İnönü yaylasına doğru giden yolda araç trafiği.. Kamp yeri.. Bira bitmiş. Buzlu ayran çok iyi geldi.
Kayıt: May 27, 2008 Mesajlar: 198 Nerden: İstanbul
Tarih: Pts Tem 26, 2010 6:20 pm Mesaj konusu:
Şu işi başdan doğru düzgün anlatayım…
Cuma akşamı erken yola çıkmak için götüreceklerimin bir listesini yapıp bir kısmını da Perşembe akşamdan hazırladım.
Cuma akşam eve gidip 640’ın iki yan çantayı ve malzemeleri yükledim. Ardından Ümraniyedeki buluşma yerine doğru yola koyuldum.
Burada motorum,
Bir işim çıktığından bu sırada orada olan Volkan ve Gökhan Erciyes önden yola çıktılar. Yarım saat kadar sonra ben de yola koyuldum.
Husquvarna TE 610 ile gelen Nazım ve Ramzey’i ile RA’ya katılan Murat, Murat’ın ayarladığı minübüsle geldiler.
Motorları;
Bu da Gökhan Erciyes’in tırt motürü...
İstikamet, Yuvacığın 9-10 km kadar yukarısındaki Karaaslan kamping’in 7 km ilerisindeki Karaca Dağ evleri (http://dagevleri.com/karaca/). Bence burası bölgede konakladığımız en iyi tesisdi.
Mekanın fotoğrafları;
[/quote]
Yolda epey gazlasam da bir türlü Volkan ve Gökhan Erciyes’i yakalayamadım. Ancak bu gazlamayla önce İzmit’e ardından da Yuvacıkdaki benzinliğe vardım. Burada benzin alırken Deville’i ile gelen Mustafa ile karşılaşıp kamp yerine birlikte vardık.
Akşam toplantı, yol notlarının haritaların dağıtılması GPS’lere rotaların yüklenmesi ardından sabah altı’da kalkılacağı için direkt uyuma moduna geçildi.
Cumartesi sabah süratlen hazırlanıldı..
Bu Ralli Alıştırmasında tüm konsantrasyonum uzun soluklu arazi sürüşünde olacağı için yanıma fotoğraf makinesi felan almadım. Bu sebeple elimde aşağıdaki Cumartesi sabahından fotolar dışında pek bir malzeme bulunmamakta..
İşte sabahdan yola hazırlıklar..
Umut,
XT 600’ü ile yola koyuldu...
Volkan ilk defa geldi,
İşin tadına şöyle bir baktı...
Diğer bir yeni katılımcı olan Ali,
Ve XT 660’ı...
Konakladığımız yere ailesiyle gelen Alp
Ve Alp’in ufaklıkların KTM’i..
Cuma akşamı iki zamanlı 50 cc’lik bu motürü bir ara Serkan sürüyordu...
640’ı ile Serkan,
Cuma akşamı herkesin teknik kontrolünü yaptı, lastik hava basınçlarını ayarladı, elcikleri aşağı çekti..
Homer Murat
Kaldığımız yerin sahibi Yılmaz bey, sabahdan ekipler için kumanya olarak çok güzel sandviçler hazırlamıştı..
Kamping’in çalışanı Gökhan,
Tüm bu iişlerin sorumlusu Ruzgaresmez Levent ,
Ayağındaki problem sebebiyle istediği sürüşü yapamadı, süpürücülükde Gökhana ekip oldu. Zannedersem bu RA sürüş yapamadığı için biraz içinde patladı...
Tek başına sürüş yapan Katmandu fatihi Murat,
Rotalara ilk olarak o başladı..
Motorundaki sorun ve parça yetişmemesi sebebiyle RA’da sürüş yapamayan Mustafa Cuma kşamdan ekibi ziyarete gelmişdi..
Apachinin önde gideni Nazım..
İlk gün maceralı ve yorucuydu...
Akşam Gökhan ve Volkan..
ve Levent,
Seyirlik bir maç yaptılar..
Yemek hazırlanırken GoPro kayıtları izlendi..
Bu gece yani Cumartesi o yorgunluğuma rağmen uykum kaçtı. Motorun sağına soluna baktım, zinciri yağladım.. Yatalım felan derken vazgeçip benzer durumda olan Murat ve Volkan’la birer keyif birası eşliğinde güzel muhabbet ettik.
Tabii bu durum sabah kalkışa ve Pazar günkü sürüşe etki etti..
Ruzgaresmez İnönü yaylasında biten ve hiçbir zorluğu olmayan 80 km’lik güzel de bir rota hazırlamasına rağmen yorgunluktan doğru düzgün motor kullanamadım.
Yaylada verdiğimiz uzun mola, muhabbet ve dinlence ardından geze dolaşa hep beraber, ara ara GoPro ile çekim yaparak Kamp yerimize döndük.
Böylelikle bir RA’yı daha tamamlamış olduk...
Bu RA’da ilk gün herkesin olduğu gibi peşimde kontrol/süpürcü ekibin varlığının verdiği güvenle tek başıma yaptığım uzun sürüş önemli tecrübe oldu..
Yuksel gercekten zahmetine cok tesekkurler. Simdi bu goruntulere; o agaclar arasinda ve ozellikle yolsuz guzergah saydiginiz, doga icindeki surusunuzu de hayalen ekleyebildim ve gercekten cok imrendim vallahi.
Basta Levent'i boyle bir organizasyonun altina imzasini israrla attigi, daha sonra da hepinizi katilim ve doga savasciligi ruhunuz sebebiyle kutluyorum.
_________________________
Sevgiler.
V.Ahmet PINAR - Ist. & C.kale
www.kolinhotel.com
SAGLIK, HUZUR, MUTLULUK, BEREKET ve BERABERLIK. ®
R 1150 GS
GSM : 0-532/264 17 30
mail: vap1953@yahoo.com Is : 0-286/218 08 08 Kaplumbagaya dikkat et! Ancak kafasini cikartip risk aldiginda ilerleyebilir...(James B. Conant)
Kayıt: May 27, 2008 Mesajlar: 198 Nerden: İstanbul
Tarih: Pts Tem 26, 2010 7:10 pm Mesaj konusu:
VAP53 demiş ki:
Yuksel gercekten zahmetine cok tesekkurler. Simdi bu goruntulere; o agaclar arasinda ve ozellikle yolsuz guzergah saydiginiz, doga icindeki surusunuzu de hayalen ekleyebildim ve gercekten cok imrendim vallahi.
Basta Levent'i boyle bir organizasyonun altina imzasini israrla attigi, daha sonra da hepinizi katilim ve doga savasciligi ruhunuz sebebiyle kutluyorum.
Eyvallah Ahmet abi sağolun..
Aslında daha ayrıntılı yazacak çok şey var ama malüm yazmak ayrı iş... Bakalım arkadaşlarda bir kaç GoPro kaydı olacaktı edindikçe onları da paylaşacağımdır..
Aslında daha ayrıntılı yazacak çok şey var ama malüm yazmak ayrı iş... Bakalım arkadaşlarda bir kaç GoPro kaydı olacaktı edindikçe onları da paylaşacağımdır..
Selamlar..
Tamamdir, 4 gozle bekliyor olacagimdir.
NOT : O kavanozdaki kirmizi biber mi, hem de isot mu? Yoksa isot dagda bayirda doping etkisi mi yapiyor? Eger oyleyse bana bu yastan sonra ancak duz asfaltta da ayni tesiri yapar, kullanmayi arttirmaliyim... _________________ Sevgiler.
V.Ahmet PINAR - IST. & Geyikli
Turkiye durmaksizin doguya giden bir gemidir, bazilari bu geminin guvertesinde batiya dogru kosarak batiya gittiklerini sanarlar (Filozof Sakallı Celal).
Kayıt: May 27, 2008 Mesajlar: 198 Nerden: İstanbul
Tarih: Sal Tem 27, 2010 6:17 am Mesaj konusu:
VAP53 demiş ki:
NOT : O kavanozdaki kirmizi biber mi, hem de isot mu? Yoksa isot dagda bayirda doping etkisi mi yapiyor? Eger oyleyse bana bu yastan sonra ancak duz asfaltta da ayni tesiri yapar, kullanmayi arttirmaliyim...
Ehi...
Yok yok o bildiğiniz kahve. Kaldığımız kampingde yoksa diye yanıma almışdım. Kahvaltı sonrası elimde kalmış.
Beslenme konusunda GNC'nin protein barları var. Cikulata gibi.. Sıcakta da pek erimiyor. Yanıma bir tane alıp bir günde yarısını tüketiyorum peyder pey. Bu epey dinç tutuyor. Diğer yandan öyle peynir ekmek yer gibi yememek lazım zira kilo yapan ürünler de bunlar aynı zamanda. Hani uzun sürüşlerde yanında bulundurulabilir.
Kayıt: May 27, 2008 Mesajlar: 198 Nerden: İstanbul
Tarih: Çrş Tem 28, 2010 8:38 am Mesaj konusu:
Bir kaç foto daha,
Pazar günü rotaları bittikten sonra beraber geziyoruz, İnönü yaylasının tepeleri,
Bu gezmeden evvel, yaylada dinlendiğimiz yerde uyuyorum güzel güzel...
Müdahaleler sonucunda birazdan uyanıp Gökhana dalacam...
Yine Pazar gezmesinden;
Ha bir de şu var.
A_KLR97 demiş ki:
… Ha bundan önce GoPro ile çekim yaptığımız bir çamur geçişinde Ruzgaresmez Levent'i ön tekeri hart diye çamura sokarakdan çekim yaptığı yerde bir güzel bulamaç ettim. Hani istesen bu kadar güzel olmaz...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız