gunese ucus
Tarih: 18.12.2003 Saat: 12:06
Konu: Gezi,Gezi Anilari ve Gezi Duyurulari


Bu tatil köyü için iyi para saymıştım, hiçbirşey benim buradan sınırsızca yararlanmama engel olmamalıydı. Tamam! Buraya geldiğimde de göbeğim vardı, ama small göbekli ile medium göbekli olmak arasında bence çok fark yoktu. Öyleyse 3,5 tabak yemekten sonra 4,5 çeşit tatlıdan da tadabilirdim. Kendimi karşı cinse beğendirmeye çalışma dönemlerini aşmış, son şansımı ucundan yakalayarak beni beğenen miyop bir kızla evlenmeyi başarmıştım. Dolayısıyla yüzölçümünü büyütmekte olduğum XL adayı göbeğim vicdani rahatsızlık duymaksızın pahalı tatil köyünün güneşinden maksimum derecede yararlanacaktı.
(Ufak tefek ve zayıf bir insanla , kilolu ve iri yarı göbekli birinden tatil köyleri ile uçaklar için aynı miktarda para alınmasına herzaman karşı çıkmışımdır)

Birinci gün güneşle arama ağaç dallarının bile gölge yapamayacağı bir yer seçtim. Herşey mükemmel !
Fakat o da ne? Kapalı olmalarına rağmen güneşin ışığını ve ısısını hissedene göz kapaklarımda bazı karaltılar var! Acaba ben diğer insanlardan değişik olan ve doğaüstü olayları hisseden birimi oldum nihayet ? Güneş yüzündeki patlamaları kapalı gözlerimle mi hissediyorum? Bunları tek hisseden sahiden bir tek ben miyim?
Emin olmak için kapalı gözlerle bekliyor, karaltı gelince aniden açıyordum. Birkaç denemedn sonra sonuç hayal kırıklığı; ben de diğer insanlar gibiyim ! Patlama falan yok !
Tatil yapmayı bırakıp, strese girip, karaltıların kaynağını bulmak için beklemeye başladım.

Evet nihayet gördüm: bunlar güneşte uçuşan yarasalar. Ama nasıl olur? Ve birden fazlalar.

Daha da dikkatli ve uzunca bakınca bunların yukardaki güneşe yakın yerlerde uçuşan ve süzülen yamaç paraşütleri olduğunu anladım. Benden o kadar uzaktaydakiler ki güneşin içinden çıkıp dünyamıza iniyor gibi görünüyorlardı.

Bir hafta boyunca sayısız yamaç paraşütü güneşle benim arama girip gölge yaparak tatilimden sınırsızca yararlanmamı engelledi. Ama bunlardan kurtulmanın bir yolu vardı. Onlarla güneş arasına girmek için daha yukarılara çıkmak. Evet nasıl olsa soyumun sopumun tükenmemesi için bir çocuk sahibi olmayı başarmıştım, artık kendimi zevklerim için riske atabilirdim.

Tatil köyünden dağın tepesine çıkıncaya kadar geçen bir saatlik yolculukta geçmişimle hesaplaştım. Belki dönmeyebilirdim geriye. Zaten her yıl birkaç kişi dolu yağar gibi binlerce yükseklikten aşağı düşüyor, tekrarlanması ve anlatılması mümkün olmayan hayatının pikesini yapmış oluyordu. Ben yine akıllıca davranmış tatilimin son gününü bu uçuşa ayırmıştım, böylece muhtemel bir pike durumunda tatil parası boşa gitmemiş olacaktı.

Hocam artık koşmana gerek yok dediğinde ben hala koşmaya devam ediyordum; çünkü iki bin metredeki boşlukta uçuşumuzu, enerjisini koşan ayaklarımdan alan dev bir pervaneye borçlu olduğumuza inanıyordum. Ancak koşmayı bıraktığımda hala uçabildiğimizi gördüm. İncecik ipleri tutan ellerimden akanın ter mi yoksa adrenalin mi olduğunu hiçbir zaman anlayamadım.
40 dakika sürdü ! Ne ilginçtir ki 42 yıl X 365 gün X 24 saat X 60 dakikalık yaşamımda “mükemmel zevk ve mutluluğu” yaşadığım 40 dakika oldu.

Ve havadayken karar verdim : bu zevki ve mutluluğu devam ettirmeliydim. Çünkü havadayken tansiyon, kolesterol, stres, sorun vs… kalmamıştı. Ancak uçuş için herzaman imkanlar –hava,yer,paraşüt- elverişli olamayacağından, alternatif olarak ,çok uzun süredir heves edip te cesaret edemediğim hayalimdeki makinayı denemeliydim. Halbuki beynimin bulunduğu öteki yarım 12 taneden aşağı havayastığı olan arabaya binmeyen biriydi. Nasıl ikna edecektim?

Tam bir yıl sonra, ben ve eşim ehliyetlerimizi almış 800 cc lik ilk motorumuza binmiş sadece bir ekmek almak bahanesiyle Moda’dan Dragos’lara gidiyorduk.
Hala her motora binişimde kendimi yamaç paraşütündeymiş gibi hissediyorum.

(Başka hastalıklar vücudu saracağına) motor tutkusu öyle sardı ki yine tam bir yıl sonra 1.200 cc ye çıkmak zorunda kaldım. Şimdi artık ikibin metre yüksekliklerin de üzerine çıkıyorum.

Rüzgarla tanışmış tüm arkadaşlar “Hepiniz çok şanslısınız!”







Bu haberin geldigi yer: Ikiteker Motosiklet Fan Klubu - Motosiklet ve motosikletli yasam kulturu
http://www.ikiteker.org

Bu haber icin adres:
http://www.ikiteker.org/modules.php?name=News&file=article&sid=149